Skip to main content

“Terapist ile konuşacağıma ailene/eşine/arkadaşına anlat, ne farkı var?”
“Terapide sohbet etmekten başka ne yapıyorsunuz ki?”
“Milletin ne dertleri var, bunları anlatmak için psikoloğa para mı vereceksin gel bana anlat.”

Yukarıda gördüğünüz cümleler belki çevrenizden birilerine belki doğrudan size söylenmiş olabilir. Günümüzde terapi alanların sayısı giderek artsa da terapi odasındaki süreçler, terapist-danışan ilişkisi gibi noktalarda halen bazı yargılar bulunmakta.

Her birimiz anlatmak, anlaşılmak, duyulmak, görülmek ihtiyaçlarını içimizde barındırıyoruz.

Sosyal Çevre ve Terapist Farkı

  • Arkadaşlarımız, ailemiz paylaşımda bulunmak ve zorlandığımız alanları anlatmak adına iyi bir sosyal destek kaynağı olabilir ancak bazen ihtiyaç duyduğumuz dostane bir sohbetten fazlası olabilir.
  • Psikoterapi ise belirli sınırlılıklar ve etik sorumluluklar dahilinde gerçekleşen, danışan ve terapist ilişkisi temelinde danışanın sürecine eşlik edilen bir yolculuktur.
  • Sosyal ilişkiler içerisinde edilen sohbetlerde olaylara karşı yanlılık, hemen çözüme ulaştırma isteği ve iyi hissettirme ihtiyacı daha ön planda olabilir.
  • Psikoterapide, terapist aldığı eğitimler ışığında bilimsel temellere dayanan teknikler ile danışanın kendine dair farkındalık geliştirmesi, duygu, düşünce ve davranışlarının nedenlerini anlamasına ve altında yatan sebeplere yakından bakabilmesine, kendini daha iyi tanımasına eşlik eder. Terapist danışana yansız yüksüz ve koşulsuz bir kabul ile yaklaşır ve bunu bilimsel bilgiler eşliğinde yapar.
  • Sosyal ilişkilerde ne kadar güven bağı kursak ve sevgi beslesek de koşulsuz kabulün sağlandığı bir iletişim mümkün olmuyor. Bu da sosyal ilişkilerde daha sansürlü, kendi bakış açısı ve değerlerini de ortaya koyduğu bir iletişim kurulmasına sebep olabiliyor. Dolayısıyla yoruma ve tavsiyelere açık bir iletişim şekli oluyor.
  • Terapi odasında ise danışan, terapist ile kurduğu ilişkide yargılanmayacağını, aktif dinleneceğini, paylaşımlarının gizli kalacağını bilir.

Terapi odası sosyal hayatın bir provası şeklindedir

Terapist danışanın hayatındaki ilişki çeşitlerinin bir yansıması olarak odada bulunur. Bu haliyle danışanın geçmişten getirdiği güvensiz bağlanma stilinin yeniden sağlıklı şekilde yapılanmasında rol oynar.
Terapi, belli bir süresi, ortamı, ücreti, kullanılan teknikleri olması haliyle bir çerçeveye sahiptir ve bir sohbetten bu yönleriyle de ayrılmaktadır. Terapi sürecinde terapist ve danışan sürece yönelik hedefler noktasında bir işbirliği içerisinde olmalıdır. Otantik olmak, açıklık, empati, koşulsuz kabul, saygı terapi içerisinde olması beklenen gerekliliklerdendir.

Terapötik ilişki nedir?

Terapinin işlevsel olabilmesi için en önemli araçlardan biri kurulan terapötik ilişkidir. Terapist ve danışan arasında gelişen terapötik ilişki güven, saygı, açık iletişim ve bir çerçeveye dayanır. Bu profesyonel bir ilişkidir ve iyileştirici bir yanı vardır. Terapist kişiye, kendi gerçekliğini ortaya koyabilmesi için güven, duyarlılık, şeffaflık, yargılama içermeyen bir alan açar. Böylelikle seans odasında kişi kendi duygularını, davranışlarını, problemlerini yeniden anlamlandırmaya, hissetmeye, yapılandırmaya, farklı bakış açıları kazanmaya, içgörü geliştirmeye başlayarak kendine doğru bir yolculuğa çıkar.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.